Sabahattin Ali’nin Eşsiz Kaleminden Mutlaka Bilmeniz Gereken 8 Kitabı

Sabahattin Ali’nin Eşsiz Kaleminden Mutlaka Bilmeniz Gereken 8 Kitabı

Türk Edebiyatının başarılı yazarlarından biri olan Sabahattin Ali 25 Şubat 1907 yılında Edirne’de dünyaya gelmiştir. Yazdığı romanlarda ve şiirlerde insan ruhunu başarılı şekilde anlatan yazılar kaleme almıştır. Türkçeyi naif ve kusursuz kullanan yazarın kitapları geçmişten bugüne çok satanlar listelerinde yerini korumaktadır. Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının etkili kalemlerinden biri olan yazar öykü, roman ve şiir türünde eserler vermiştir. Özellikle romanlarında işlediği aşk teması dikkat çeker. Sabahattin Ali eserleri nelerdir? Sabahattin Ali’nin kaç tane kitabı var? Mutlaka okunması gereken Sabahattin Ali eserleri neler? Bütün sorularınızı cevapladık. Hadi vakit kaybetmeden usta yazarın eşsiz kaleminden çıkan kitaplara birlikte göz atalım.

Sabahattin Ali’nin yaşamına ve eserlerine dair tutku ve naif serzenişlerle dolu alıntılara göz atmak isterseniz içeriğimize göz atabilirsiniz.

1. Kürk Mantolu Madonna

Sabahattin Ali Sabahattin Ali

Sabahattin Ali eserleri listemizin ilk sırasında yazarın en ünlü kitaplarından Kürk Mantolu Madonna bulunuyor. 1943 yılında yayımlanan roman ilk olarak Hakikat gazetesinde yayımlanır. Romanın yazım süreci esnasında yazarın başına bir talihsizlik gelir. Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna’yı askerlik görevini yaptığı Büyükdere’de çadırda yazmış ve gazeteye yetiştirmek için epey çaba sarf etmiştir. Yazar romanı yazdığı zamanlarda attan düşüp sağ kol bileğini çatlatmış fakat kolunu tenekede ısıttığı suya koyarak romanına ara vermeden yazmayı sürdürmüştür. Kitap ülkemizde oldukça popülerdir üstelik sinema ve tiyatroya uyarlanmıştır.

Benim beklediğim aşk başka! O bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka; istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka… Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek!.

Romanın ana karakterleri Maria Puder ve Raif Efendi olarak karşımıza çıkar. Raif Efendi içine kapanık, sessiz ve dış dünyaya kendini kapatmış bir karakter. Yaşamı süresince birçok şeye ses çıkarmamış, fazlasıyla haksızlığa uğramıştır. Kendi hayatına yön veremeyen, başkalarının istediği şekilde yaşamını ilerleten biridir. Yaşamı süresince gerçekten yaşadığını hissettiği tek bir anı yaşamış ve bu anıyı günlüğüne aktarmıştır. Maria Puder ile ilgili olan anısı kitabın yolculuğuna yön verir.

“Niçin seninle bir pencere kenarında oturup konuşamıyoruz? Niçin rüzgarlı sonbahar akşamlarında, sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz? Niçin yanımda değilsin?”

2. Sırça Köşk

Sabahattin Ali Sabahattin Ali

Sabahattin Ali eserleri listemizin bir diğer kitabı yazarın 1947 yılında yayımlan Sırça Köşk adlı eseridir. Kısa öykülerden ve büyüklere masallar diyebilebileceğimiz masallardan oluşan kitap dönemin devlet düzenine eleştiri niteliği taşır. Hatta kitap döneminin yasaklı kitaplar listesinde bir süre yer almıştır. Kitabın içerisinde bir çok hikaye yer alır ancak en etkileyici olan kitaba adını veren Sırça Köşk’ün hikayesidir. Eserde koşulsuz güvenin sonuçlarının nelere yol açabileceği anlatılır. Eserin en bilinen ve ünlü paragrafı ise aslında tüm eseri özetler niteliktedir.

”Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız!”

3. Ses

Sabahattin Ali Sabahattin Ali

Ses, Sabahattin Ali’nin 1937 tarihinde yayımlanan son kitabıdır. Usta yazarın 1936 ile 1937 yılları arasında yazdığı hikâyelerin derlendiği bir eser olarak karşımıza çıkar. Biçimsel ve anlatımsal özellikler diğer kitapları ile benzerdir. Kitapta yer alan Köstence Güzellik Kraliçesi adlı hikâye hariç diğer hikayeler köy, jandarma ve işçiler ile ilgili olarak kaleme alınmıştır. Ses klasik bir olay hikâyesidir, giriş-gelişme-sonuç kısımları bulunur. Hikâyenin ana kahramanı Sivaslı Ali çevresinde olaylar meydana gelir ve devam eder. Kahraman bakış açısıyla yazılan bir hikayedir. Anlatıcının kendisi de hikâyenin kahramanı olarak okuyucu karşısına çıkar. Hikâye iki bölümden oluşur. Her iki bölümde de ayrı mekân ve olay örgüsü yer alır. Hikayedeki dikkat çeken ilk olay bir tesadüf ile başlar ve hikaye ilerler.

Biliyor musunuz bir dakika hatta bir saniyede verilen veya verilmeyen bir karar, bir tereddüt anı, insanın hayatı üzerinde ne uçsuz bucaksız neticeler doğurabiliyor.

4. Kağnı

Sabahattin Ali Sabahattin Ali

Kağnı usta yazarın köy ve kasaba konuları ile dikkat çeken eserlerinden biridir. Sabahattin Ali Kağnı’yı 1932 yılında yazmıştır. Öykü ilk kez Varlık Dergisi’nde yer almıştır. Basım tarihi ise 1936’dır. Yazarın ikinci öyküsü olarak bilinir. Kitap 13 farklı hikaye içerir. Yazarın Değirmen adlı öykü kitabında bahsettiği gerçeklik Kağnı ile devam eder. Diğer kitaba göre dil daha yalın ve sade kullanılmıştır. Hikayeler duygulardan çok olay ve gözlemlere dayanır.

Madem ki bir kere birbirimizi görmüştük, ne vaziyette ve nerede olursak olalım, artık unutamazdık. Artık bundan sonraki hayatımız, tekrar birbirimizi bulmak için sessiz, fakat ebedi bir didinme olurdu. Biri diğerinin yaşayabilmesi için elzem olan iki mahluktuk biz, bunu istesek de istemesek de…

5. Değirmen

Sabahattin Ali Sabahattin Ali

Sabahattin Ali eserleri listemizin 5. sırasında yazarın muhteşem öykü kitaplarından biri olan Değirmen’den bahsedeceğiz. Kitabın içinde birbirinden güzel öyküler yer alıyor. Esere ismini veren Değirmen öyküsü ise bir çingenenin tutkulu aşkını ve bu aşk uğruna neler yapabileceğini anlatıyor. Ana teması aşk üzerine kurulu olan kitap toplam üç bölüm ve 16 öyküden oluşur. Eserin ilk bölümünde sevgi teması işlenir. İkinci ve üçüncü bölümlerde ise yazar toplum temasını ele alır. 1927-1934 tarihleri arasında yazılan kitap aynı zamanda Sabahattin Ali’nin ilk öykü kitabı olma niteliğini taşır.

“İşte adaşım, sana seven bir Çingene’nin hikayesi. Çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir… Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, -söz aramızda- gene hoş şeydir. Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir.”

6. Yeni Dünya

Sabahattin Ali Sabahattin Ali

Sabahattin Ali eserleri listemizde sırada farklı hikayelerden oluşan başarılı bir eser bulunuyor. Yeni Dünya, yazarın 1943 yılında yayımlanan kitaplarından biridir. Öncesinde gazete ve değilerde yayımlanmış 13 hikayeden oluşur. Konu olarak kasaba ve köy yaşamı anlatılır. Fakat farklı konularda işlenir. Yazar bu kitabında şairane bir dil tercih eder. Kitabın en dikkat çeken özelliklerinden biri Sabahattin Ali’nin gözlemci gerçekçilikten uzaklaşarak eleştirel gerçekliği merkeze almasıdır.

“Bahar geçti, yaz geçti; leylekler yerine göçtü! Kış gelip dağları yolları kar örtmeden ya sen bana gel, ya ben sana geleyim!”

7. Kuyucaklı Yusuf

Yazarın 1937’de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf adlı romanı, Türk edebiyatı tarihinde önemli bir rolü üstlenir. Eser ülkemizin o döneme kadar dile getirilmeyen problemlerini açıklar nitelikte. Kuyucaklı Yusuf eserine kadar Türk romanlarının ana konusu Batılaşma sorunu olarak karşımıza çıkar. Fakat Kuyucaklı Yusuf, ezilen halk ve toplumsal yapı içerisindeki çarpıklığı ilk kez net bir şekilde ele almıştır. Romanda ailesi eşkıyalar tarafından öldürülen ve daha sonra bir kaymakam tarafından evlat edinilen Yusuf’un hikayesi anlatılır. Kuyucaklı Yusuf öykü yazarı olarak bilinen Sabahattin Ali’nin ilk romanı olarak okuyucuyla tanışır.

Geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar, iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi.

8. İçimizdeki Şeytan

Listemizi yazarın en çok okunan kitaplarından biri olan İçimizdeki Şeytan eseri ile sonlandırıyoruz. Roman, Macide ve Ömer isimli iki önemli karakterin aşkını anlatıyor. Kitap kişilerin iç diyalogları ve bireysel hesaplaşmalarını ele alıyor. Hatta bu şekilde duygu ve hislerin oldukça başarılı bir şekilde anlatıldığını söyleyebiliriz. Ömer’in yaşadığı bireysel sorgulama, olaylara çözüm getirmek istemesi ancak başarısız olması eserde en çok göze çarpan noktalardan. Karakterimiz yaşadığı bu sıkıntıların içindeki şeytandan kaynaklandığını dile getiriyor. Bu romanında, usta yazar Sabahattin Ali toplumsal yaşamın kişilikler üzerindeki etkisini ve güçsüz bireylerin iç hesaplaşmalarını etkileyici bir biçimde yansıtıyor.

Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil. İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile. Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimden geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir;
1.
2.
3.
4.
5.

Kaynak:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir