Kronolojik Aşk

Çok garip gerçekten, nasıl sonlanacağını adın gibi bildiğin bir sürecin başlangıcını yaşadığının farkında olmamak ve çok garip bunun farkına varmaya başladığın anın dahi hafızana kazınmıyor olması. Ve nedense hiç garip değil hayatın bizi sürekli bir şeylere hazırlıyor olması.
Ben en büyük hazırlığımı O’nun için yaşamışım. Yaşamışım diyorum çünkü kimse bana fark ettirmemiş olan biteni. Başımdan geçenlere hep şekil verilmeye çalışılmış beni seven insanlar tarafından, fakat eminim ki onlar da henüz göremediğim serabıma ulaştığımda daha mutlu olayım diye göstermemişlerdir bu titiz el işini.
Beni sevip sevmedikleri şu an umrumda olmayan insanlara gelince; belki de en çok onlarla hazırlandım ben O’na. Kaleye geçirmiş onlar beni, küçüklüğümden ve iyi top oynayamamdan dolayı. Mutsuz etmemiş bu beni. Çünkü ben onlarla top oynamaya özenmişim. Ama çok gol yemişim. Oyun, adının anlamını her seferinde ezberletmiş; yine dokuz aylık olmuşum. Cezamı kabullenmiş, kulağımı çektirmişim… evime gidip bir de babadan azarımı işitmişim, kaybedeceğimi bile bile oynadım diye. Ama ben istediğime ulaşmak için keşfettiğim yolu uygulamış ve ispatlamışım. Anlamışım O’nlayken ama O’na ulaşamıyorken kulağımı çektirip, azarımı işittiğimde O’na kavuşabileceğimi.
Belki ben kulağımı çektirdim diye azarımı işitirken; O, evinin uslu kızı olup ailecek baktıkları televizyon ekranından bir süreliğine gözünü ayırıp, kimseye fark ettirmeden babasını süzmüştür. Çok kısa ama çok dikkatli bakmıştır bilinçsizce. İlerde bende bulup beğeneceği tavırları, babasına beş-altı saniyelik bakışıyla ilk defa fark etmiştir. Belki de babası beni göstermiştir O’na, O farkına varmadan. Bu yüzden hemen hatırlamıştır beni görür görmez, bu sefer bendeki babasının farkına varmadan.
Yıllar o zamanlar sandığımdan çok daha çabuk geçip okula gidecek kadar büyümüşümdür. Okul korkutucu, pek gidilesi bir yer değildir… ne işim vardır tanımadığım çocuklarla… ama kim bilir, daha ilk günümde okul bana önemini sonradan anlayacağım ilk dersini vermiştir.. .
Okulda tüm tanımadıklarımın arasında bir kız görmüşümdür belki, onun yanındayken yaşadığım şaşkınlığımın bana tanımam gerektiğini söylediği o kızı. Kendimi ona fark ettirmeye çalışmışımdır. Çocukluk işte saçını çekmişimdir kızın, bir oğlan çocuğu senin saçını çekerken. O oğlan çocuğuyla ben, yaşadığımız heyecanı bastıracak başka bir yol bilmediğimizden uğraşmışızdır çarpıntı yapan kızlarla. Bildiğim en can acıtıcı şakalarımı yapmışımdır ben o kıza, başka bir oğlan senin sevdiğin eşyalarından birini kırdı diye sen ağlarken. Başka bir kız bana iyi bir ders vermiştir belki. Ben ötekinin canını acıtırken, gelip beni öpmüştür.
Muhtemelen, panikle tuttuğum yanağım, kız erkek ayrımının ilk farkındalığı olmuştur benim için…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir